Değerli hocalarım, hayali bir kurum ve onu adım adım gerçek sanan bürokrasi hakkında sıradaki haberimiz Nijerya’dan.
Kamu yönetimi bölümlerinde öğrencilere bir kamu kurumunun önce hukuken kurulacağı; görev, yetki, örgüt, personel ve bütçenin de bu kuruluş işlemini izleyeceği anlatılır. Ancak görünen o ki bazı girişimci ruhlar bu sıralamayı bağlayıcı bir kuraldan ziyade tavsiye olarak yorumluyor. Yeterince çalışır, resmî yazışma diline hâkim olur ve bürokrasinin doğru kapılarını çalarsanız, kuruluş işlemi bulunmayan bir yapının bile bir gün genel müdürü, ofisi, banka hesabı ve bütçe kodu olmasını sağlayabilirsiniz. En azından Nijerya’daki vaka, bir süreliğine bunun mümkün olabildiğini gösteriyor.
Bu yaratıcı kuruluş sırasının ürünü olan Nijerya’daki Presidential Foreign Investment/Intervention Promotion Council – kısaca PFIPC – herhangi bir kanun, başkanlık işlemi ya da başka bir geçerli hukuki tasarrufla kurulmamıştı. Buna rağmen başkent Abuja’daki Federal Sekretarya Kompleksi içinde bir ofis kullanmış, kamu kurumlarıyla yazışmış, örgüt ve personel yapısına ilişkin bazı idari onaylar almış, Merkez Bankasında adına hesap açılmış ve 2026 federal bütçesine kadar girmişti. Yapının genel müdürü sıfatını kullanan Adeniyi Adeyemi Matthew ise sahte belgeler düzenlemek ve kendisini kamu görevlisi olarak tanıtmakla suçlanıyor. Yargılama devam ediyor ve Adeyemi suçlamaları reddediyor.
Konuyla ilgili haberleri okurken gülmemek ve üzerine espri yapmamak için kendimi zor tuttuğumu itiraf etmeliyim. Bir kamu yönetimci için bu hikâyenin en ilginç tarafı, birinin sahte bir kamu kurumu yaratmaya kalkışmış olması değil. Asıl mesele, hukuken var olmayan bu yapının devletin gerçek kurumları ile bu kadar çok işlem yapabilmiş olması. O halde sorulması gereken soruyu failden biraz uzaklaştırıp bürokrasinin kendi yapısına doğru çevirmek gerekiyor. Monolitik ve tek parça bir “devlet aklı” bulunmadığına, aksine devlet uzmanlaşmış ve parçalanmış kurumlardan oluştuğuna göre, bir kurum diğerinin hukuki varlığını ve yetkisini nasıl doğrular?
Savcılığın açıklamasına göre PFIPC’nin devlet içindeki yolculuğu, 8 Mart 2024 tarihli belgelerle başlamış. Adeniyi Adeyemi Matthew’un Cumhurbaşkanı Bola Ahmed Tinubu tarafından genel müdür olarak atandığını gösteren yazının ve cumhurbaşkanlığı antetli çeşitli belgelerin sahte olarak düzenlendiği ileri sürülüyor. Adeyemi, bu belgeleri iş birliği, ofis tahsisi, personel işlemleri ve örgütün faaliyete geçirilmesi için hazırlanan taleplerde kullanmakla da suçlanıyor. Hakkındaki sekiz maddelik iddianame, sahte belge düzenlemesinin yanı sıra 2024 ve 2025 yılları arasında kendisini PFIPC’nin genel müdürü olarak tanıtmasını da kapsıyor.
PFIPC temsilcileri Federal Sekretarya içindeki bir adresi kullanmış, resmî makamlara başvurmuş ve kamu kurumlarının alışık olduğu bürokratik dille konuşmuş. Kuruluş belgesi, atama yazısı, antet, imza, referans numarası ve kurum adı bir araya geldiğinde ortaya oldukça tanıdık bir kamu kurumu silueti çıkmış.
Bu yapının varlığına dair şüpheler ise PFIPC devletin dışında kaldığı için değil, mevcut bir kamu kurumunun görev alanına fazla yakınlaştığı için belirginleşmiş. Nijerya Yatırım Teşvik Komisyonu, kendi görev alanı ile kesişen başka bir yapının faaliyet göstermesinden rahatsızlık duyunca PFIPC’nin statüsü de sorgulanmaya başlanmış. Dışişleri Bakanlığı da Adeyemi’nin 10 Ekim 2025’te yabancı ülke temsilcileriyle yaptığı toplantının ardından Ulusal Güvenlik Danışmanlığı ve Cumhurbaşkanlığı makamına yazı göndererek yapının hukuki konumunun açıklığa kavuşturulmasını istemiş. Cumhurbaşkanlığı Özel Kalem Başkanı ise 17 Ekim’de polis ve güvenlik servisine başvurarak kendi imzasını, resmî mühürleri ve referans numaralarını taşıyan sahte atama yazılarının kullanıldığını bildirmiş.
Bu yazışmaların kendisi bile vakadaki kurumsal sorunu gösteriyor. Devletin farklı birimleri PFIPC’nin var olup olmadığını birbirlerine yazarak anlamaya çalışmış. Bir kurum diğerine “böyle bir kurumumuz var mı?” diye sorarken, sistemin başka bir köşesinde aynı yapı adına bütçe işlemleri yürütülmüş.
Federal kamu hizmetinden sorumlu makamın Temsilciler Meclisi soruşturmasında verdiği bilgiler, bu sürecin nasıl işlediğini daha açık gösteriyor. PFIPC temsilcileri, örgütün kuruluşuna ve Adeyemi’nin atanmasına ilişkin görünüşte resmî belgeler sunmuş. Bu belgeler diğer kamu kuruluşlarının talepleriyle birlikte işleme alınmış; yapı için bir örgüt şeması hazırlanmış ve işe alım süreçlerinde kullanılabilecek bazı idari onaylar üretilmiş. Federal Kamu Hizmeti Başkanı Didi Esther Walson-Jack, belgelerin gerçekliğinin yeterince araştırılmadığını kabul etse de PFIPC’ye kamu personeli görevlendirilmediğini ve resmî olarak ofis tahsis edilmediğini belirtiyor. Buna rağmen PFIPC Federal Sekretarya içindeki bir ofiste faaliyet göstermiş. Yolsuzlukla Mücadele Komisyonu geçici raporuna göre bu mekân PFIPC’ye tahsis edilmemiş; daha önce Cumhurbaşkanlığı Ekonomik Danışma Konseyi tarafından kullanılan ofis ve kurumsal kimlik sahiplenilerek, kapıdaki kilitler kırılıp içeri girilmiş.
Benzer bir süreç mali işlemlerde de yaşanmış. Parlamento soruşturmasına verilen bilgilere göre Federal Kamu Hizmeti makamınca düzenlenen belgeler ile Muhasebat makamınca verilen idari bütçe kodu, Bütçe Ofisinin PFIPC için mali hesaplama yapmasına dayanak oluşturmuş. Nijerya Merkez Bankası da Muhasebat talimatıyla PFIPC adına iki döviz hesabı açmış – resmî açıklamalara göre hesaplar kullanılmamış.
Bu işlemler 2026 federal bütçesine kadar ulaşmış. PFIPC, daha önceki gerçek bir kurum olan Cumhurbaşkanlığı Ekonomik Danışma Konseyi ile aynı başlık altında bir kod verilerek bütçeye girmiş ve toplam 1,3 milyar Naira ödenek öngörülmüş. Ancak ödenek öngörülmesi PFIPC’yi hukuken kurmadığı gibi, söz konusu paranın bu yapıya ödendiği anlamına da gelmiyor. Bütçe Ofisinin verdiği resmî bilgiye göre personel ödemesi için gerekli mali uygunluk alınmamış, çalışanlar kamu bordrosuna kaydedilmemiş, genel giderler için nakit serbest bırakılmamış ve sermaye harcamaları için herhangi bir ihale süreci başlatılmamış. Yolsuzlukla Mücadele Komisyonu da geçici raporunda PFIPC’ye federal kaynaktan para aktarılmadığını açıklıyor.
Cumhurbaşkanlığı, Haziran 2026’da PFIPC’nin mevcut olmadığını ve Adeyemi’nin herhangi bir göreve atanmadığını kamuoyuna duyurdu. Ardından Yolsuzlukla Mücadele Komisyonu ve Temsilciler Meclisi, PFIPC’nin faaliyetlerini ve kamu kurumlarının bu yapı ile nasıl işlem yapabildiğini araştırmaya başladı. Adeyemi ise bütçe kaydını, banka hesaplarını ve kullanılan kamu ofisini savunmasının dayanakları olarak göstererek PFIPC’nin gerçek olduğunu savunuyor ve belgeleri bizzat hazırladığı iddiasını reddediyor. 30 Eylül 2026’da hâkim karşısına çıkan Adeyemi, hakkındaki sekiz suçlamanın tamamından suçsuz olduğunu beyan etti. Bir sonraki duruşma 12 Ekim’de görülecek.
Ortaya çıkan tablo, hukuken kurulmuş bir kurumun sonradan taklit edilmesinden biraz daha karmaşık. Zira PFIPC’nin kamu kurumu görünümü tek bir işlemle oluşmadı. Atama yazısı, ofis, örgüt şeması, bütçe kodu, banka hesapları ve kamu kurumlarının verdiği cevaplar zaman içinde birbirini destekleyen işaretlere dönüştü. Elbette bunların hiçbiri PFIPC’yi kamu kurumu yapmaya yetmiyor çünkü eksik olan en baştaki şey: geçerli bir kuruluş işlemi. Fakat devletin gündelik işleyişinde kurumlar birbirleriyle yalnızca kuruluş işlemleri üzerinden ilişkiye girmiyor; yazışıyor, birbirlerinin belgelerine dayanıyor ve daha önce yapılmış işlemleri veri kabul ediyorlar. PFIPC vakasında da ortada hukuki kuruluşu doğrulayan tek bir işlem yokken, birbirini doğrular gibi görünen çok sayıda idari işlem vardı. Bir makamın verdiği onay, sonraki makam için PFIPC’nin gerçekliğini destekleyen yeni bir işarete dönüştü. Böylece bir doğrulama zinciri yerine bir güven zinciri oluştu. Her kurum bir önceki işlemi veri kabul etti; zincirin en başta nereye bağlandığı ise gözden kaçtı.
Kamu örgütlerindeki görev bölünmesinin bu durumda hiç payı yok diyemeyiz. Karmaşık bir devlet teşkilatında her kurumun önüne gelen her işlemde karşısındaki örgütün kuruluş tarihine kadar araştırma yapması elbette beklenemez. Fakat PFIPC vakasında bu olağan iş bölümü nedeniyle çok basit bir sorunun sahipsiz kaldığı görülüyor: Bu örgütü kim, hangi yetkiyle kurdu? Parlamento soruşturmasında kurumların verdiği cevaplar da bunu açıkça gösteriyor. Bütçe Ofisi PFIPC’yi kendisinin oluşturmadığını, başka resmî kanallardan gelen bütçe kodu ve personel onaylarının mali sonuçlarını hesapladığını belirtti. Federal Kamu Hizmeti makamı kuruluş yetkisinin kendisine ait olmadığını söyledi. Merkez Bankası ise hesapları Muhasebat Genel Müdürlüğünden gelen talimat üzerine açmış. PFIPC’yi bu kurumların hiçbiri kurmadı belki ama her biri kendi görev alanında yaptığı işlemle onun kamu kurumu görünümüne bir parça eklemiş.
Weberyen bürokrasinin yazılı belgeye ve biçimsel yetkiye dayanan yapısı burada ilginç bir terslik yaratıyor. Yazılı belge, işlemin kim tarafından ve hangi yetkiyle yapıldığının izlenebilmesini sağlar. PFIPC vakasında ise sorun belgenin varlığı değil, kaynağı. Sahte olduğu ileri sürülen belgeler bürokrasinin dilini gayet iyi konuşmuş; antet, imza, mühür, referans numarası, kuruluş belgesi, atama yazısı… Biçim tanıdık gelince doğrulanmayan şey, bu biçimin arkasındaki yetki olmuş.
Meyer ve Rowan’ın neokurumsal kuramda vurguladığı biçimsel yapılar ile örgütsel meşruiyet arasındaki ilişki de bu vakayı okumak için elverişli bir zemin sunuyor. Kurama göre örgütler, yalnızca teknik gereklilikler nedeniyle değil, içinde bulundukları kurumsal çevrede meşruiyet kazanmak için de kurumsallaşmış rasyonellik “mitlerini ve merasimlerini” yapılarına dahil ederler. PFIPC örneğinde ise süreç neredeyse tersinden işlemiş. Yani burada hukuken var olan bir örgütün meşruiyet kazanmak için kabul gören biçimleri benimsemesi yerine, hukuken hiç var olmamış bir yapının kamu bürokrasisinin ayırt edilebilir unsurlarını bir araya getirerek kendisini kamu kurumu olarak tanınabilir kılma çabası söz konusu. Üstelik bu görüntünün tamamını PFIPC kendisi üretmedi. Kamu kurumlarının gerçek işlemleri de zaman içinde bu biçimsel görüntünün etrafında birikerek onu güçlendirdi.
Eski Cumhurbaşkanlığı Ekonomik Danışma Konseyinden geriye kalan idari izler işi daha da kolaylaştırmış görünüyor. Artık aynı biçimde faaliyet göstermeyen bir yapıya ait ofis, bütçe kodu ve başka idari kayıtlar belli ki tamamen ortadan kalkmamış. PFIPC böylece tamamen boş bir alanda hareket etmeyip, devlet teşkilatında kalmış izlerin arasına yerleşebilmiş. Bu ayrıntı bence çok önemli. Bir kamu örgütü ortadan kalktığında ona ait kodlar, kayıtlar ve fiziksel alanlar kendiliğinden yok olamaz. PFIPC vardır çünkü bütçe kodu var; bütçe kodu vardır çünkü daha önce bazı personel işlemleri yapılmış; o işlemler de görünüşte resmi kuruluş belgelerine dayanmış. Sistem böylece kendi ürettiği işlemleri yine kendi ürettiği başka işlemlerle doğrulamaya başlamış görünüyor. Oysa sorulması gereken soru başından beri aynıydı: Geçerli kuruluş işlemi nerede?
PFIPC’nin kamu kurumu görünümünü güçlendiren belki de en önemli unsur, federal bütçeye girmiş olması. Elbette bütçe cetveli bir kuruluş işlemi değildir; bir yapı için ödenek öngörülmesi onu hukuken kurmaz, sahip olmadığı yetkileri de ona kazandırmaz. Fakat bütçe, devletin kendi örgütleri hakkında ürettiği en güçlü resmî belgelerden biridir. Bir ofis izinsiz kullanılabilir, bir imza taklit edilebilir, sahte bir atama yazısı hazırlanabilir. Yasama organının kabul ettiği bütçede bir kurum adına kod ve ödenek bulunması ise başka bir kamu görevlisinin gözünde çok daha güçlü bir işarettir. Bir şey için para ayrılmışsa, o şey belki de vardır.
Adeyemi’nin savunmasının bütçe kaydına dayanması da bu nedenle önemli. PFIPC’nin geçerli bir işlemle kurulduğunu göstermek yerine, devletin bu yapıyı kendi bütçesine aldığını hatırlatıyor. Bunun Adeyemi’nin ceza sorumluluğu bakımından ne ifade edeceği mahkemenin değerlendireceği bir konu. Kamu yönetimi açısından ise bu vaka üzerinden doğan şu soru rahatsız ediciliğini bir süre koruyacak gibi görünüyor: Devletin bütçesinde yer alan, kamu binasında faaliyet gösteren ve kamu kurumlarının talimatıyla adına banka hesapları açılan bir yapının gerçekte var olmadığını, onunla işlem yapan bir kamu görevlisinin anlaması ne kadar mümkündü?
PFIPC bütçeye girmiş ama bütçedeki para PFIPC’ye gitmemiş. Bütçe Ofisi ve Yolsuzlukla Mücadele Komisyonu açıklamalarına göre harcamanın gerçekleşmesi için gereken sonraki mali işlemler tamamlanmamış ve federal kaynaktan bu yapıya para aktarılmamış. Kuruluş belgelerinin kaynağı doğrulanmamış ve hukuken var olmayan bir yapı federal bütçeye kadar ilerleyebilmiş. Buna karşılık mali kontrolün sonraki aşamaları çalışarak kamu kaynağının aktarılmasını engellemiş. Burada birbirinden farklı iki kontrol düzeyinin farklı sonuç verdiği görülüyor. Fakat bütçedeki yanlışlığın etkisi para aktarılmamasıyla ortadan kalkmıyor. Bütçe yalnızca harcama yetkisi veren mali bir belge değil, aynı zamanda kamu örgütlenmesini görünür kılan bir belgedir. PFIPC bütçeden para alamamış belki ama bütçede yer alarak devletin kendi belgesine dayandırabileceği bir gerçeklik iddiasına sahip olmuş.
Adeyemi hakkındaki suçlamaların doğru olup olmadığına mahkeme karar verecek. Kamu yönetimi bağlamında ise davanın sonucunu beklemeye gerek yok. PFIPC vakasında kamu kaynağı aktarılmamış olsa da bu durum, ortada idari bir zarar olmadığı anlamına gelmiyor. Kamu yönetiminde zarar yalnızca hazineden çıkan parayla ölçülemez. PFIPC’nin gerçek bir kamu kurumu olmadığının anlaşılması için cumhurbaşkanlığından parlamentoya, güvenlik birimlerinden merkez bankasına kadar devletin hatırı sayılır bir bölümünün harekete geçmesi gerekti. Bir kurumun gerçek olup olmadığını saptamak için bu kadar geniş bir kamu örgütlenmesine ihtiyaç duyuluyorsa, sorun sahte belgelerin ne kadar başarılı hazırlandığından daha büyüktür.
Türkiye kamuoyu benzer bir doğrulama sorunuyla yaklaşık otuz yıl önce karşılaşmıştı. Selçuk Parsadan, emekli Orgeneral Necdet Öztorun’un kimliğine bürünerek dönemin Başbakanı Tansu Çiller’e ulaşmış ve örtülü ödenekten 5,5 milyar lira almayı başarmıştı. Parsadan vakasında sahte olan bir kamu kurumu değil, kişinin kamusal kimliğiydi. Fakat doğrulanması gereken yalnızca “bu kişi gerçekten kim?” sorusu değildi; iddia ettiği işlemi yapmaya gerçekten yetkili olup olmadığı da doğrulanmalıydı.
PFIPC vakası aynı sorunu kişiden örgüte taşıyor. Parsadan “ben devletin şu görevlisiyim” iddiasıyla hareket etmişti; PFIPC ise “biz devletin şu kurumuyuz” iddiasıyla. Üstelik ikinci vakada bu iddiayı inandırıcı kılan yalnızca sahte belgeler değildi. Gerçek kamu kurumlarının yaptığı işlemler de zaman içinde iddianın etrafında birikti. Nijerya örneğinde bu yüzden iki ayrı soru birbirine karıştı. PFIPC gerçekten var mıydı ve varsa, iddia ettiği kamusal yetkilere sahip miydi?
Aradan geçen otuz yıl ve birbirinden oldukça farklı iki vaka, kamu yönetiminin eski ama sürekli bir meselesini önümüze getiriyor. Bürokrasi güven olmadan çalışamaz. Her kamu görevlisinin önüne gelen her yazıda devleti baştan kurması, karşısındaki kurumun hukuki soy kütüğünü çıkarması mümkün değil. Bir makam diğerinin işlemine, bir kurum başka bir kurumdan gelen belgeye güvenmek zorunda. PFIPC vakasında sorun bu güvenin varlığı değil; güvenin, gerektiğinde dönüp bakılabilecek sağlam bir doğrulama noktasına bağlanmamış olmasıydı.
Yazımın başında bir kurumun diğerinin hukuki varlığını ve yetkisini nasıl doğrulayacağını sormuştum. PFIPC vakasındaki bürokratik kör nokta tam da burada belirginleşiyor. Uzmanlaşma ve iş bölümü arttıkça her kurum bütünün yalnızca kendi görev alanına giren parçasını görür. Bu, belirli bir yere kadar işlevseldir. Hukuki kuruluş işlemi en başta doğrulanmadığında ise bir kurumun yaptığı rutin işlem, bir sonraki kurum için yeni bir meşruiyet işaretine dönüşebilir. Bu yüzden mesele kimin, hangi kurum adına, hangi yetkiyi kullanabileceğinin gerektiğinde doğrulanabilmesidir. Kamu kurumuna benzemek kamu kurumu olmak anlamına gelmediği gibi, muhatap alınmak da hukuki yetkiye sahip olmakla aynı şey değildir.
Canan Budak
Yararlanılan Kaynaklar
Budget Office of the Federation. (2026). 2026 Appropriation Act: Details. Retrieved October 5, 2026, from https://budgetoffice.gov.ng/index.php/resources/internal-resources/budget-documents/2026-budget
Channels Television. (2026, July 14). PFIPC scandal: Court orders arrest of Adeyemi over failure to appear for arraignment. Retrieved October 5, 2026, from https://www.channelstv.com/2026/07/14/pfipc-scandal-court-orders-arrest-of-adeyemi-over-failure-to-appear-for-arraignment/
Channels Television. (2026, September 30). Alleged forgery: Court remands “fake PFIPC DG” Adeyemi in Kuje Prison. Retrieved October 5, 2026, from https://www.channelstv.com/2026/09/30/alleged-forgery-court-remands-fake-pfipc-dg-adeyemi-in-kuje-prison/
Eboh, C. (2026, September 30). Nigeria charges man with running fictitious government agency. Reuters. Retrieved October 5, 2026, from https://www.reuters.com/legal/government/nigeria-charges-man-with-running-fictitious-government-agency-2026-09-30/
Gbajabiamila, F. (2026, June 11). Disclaimer to the general public regarding the purported appointment of a Prince Adeniyi Adeyemi under the auspices of an alleged organisation styled as the Presidential Foreign Intervention Promotion Council. The State House, Abuja. Retrieved October 5, 2026, from https://statehouse.gov.ng/disclaimer-to-the-general-public-regarding-the-purported-appointment-of-a-prince-adeniyi-adeyemi-under-the-auspices-of-an-alleged-organisation-styled-as-the-presidential-foreign-intervention-promotion/
Ige, O. (2026, July 29). PFIPC probe: HoS admits lack of due diligence in recruitment approvals. Punch. Retrieved October 5, 2026, from https://punchng.com/pfipc-probe-hos-admits-lack-of-due-diligence-in-recruitment-approvals/
Independent Corrupt Practices and Other Related Offences Commission. (2026, August 8). PFIPC probe: ICPC chairman submits interim report to President Tinubu. Retrieved October 5, 2026, from https://icpc.gov.ng/pfipc-probe-icpc-chairman-submits-interim-report-to-president-tinubu/
Meyer, J. W., & Rowan, B. (1977). Institutionalized organizations: Formal structure as myth and ceremony. American Journal of Sociology, 83(2), 340–363. https://doi.org/10.1086/226550
Olayinka, C., & Omolaoye, S. (2026, July 25). Inclusion of PFIPC in 2026 budget stemmed from Buhari era’s PEAC, Yakubu tells Reps. The Guardian Nigeria. Retrieved October 5, 2026, from https://guardian.ng/news/inclusion-of-pfipc-in-2026-budget-stemmed-from-buhari-eras-peac-yakubu-tells-reps/
Oluwafemi, A. (2026, July 3). In detail: The eight-count charge filed against convener of “Presidential Promotion Council”. TheCable. Retrieved October 5, 2026, from https://www.thecable.ng/in-detail-the-eight-count-charge-filed-against-convener-of-presidential-promotion-council/
Omolaoye, S. (2026, July 20). HoS admits lapses in vetting documents linked to PFIPC. The Guardian Nigeria. Retrieved October 5, 2026, from https://guardian.ng/news/hos-admits-lapses-in-vetting-documents-linked-to-pfipc/
Onanuga, B. (2026, July 1). Re: The matter of Adeniyi Adeyemi Matthew and the fictitious Presidential Economic Advisory Council. The State House, Abuja. Retrieved October 5, 2026, from https://statehouse.gov.ng/re-the-matter-of-adeniyi-adeyemi-matthew-and-the-fictitious-presidential-economic-advisory-council/
Suleiman, Q. (2026, July 8). Fake agency scandal: Adeyemi says he did not prepare budget included in 2026 Appropriation Act. Premium Times. Retrieved October 5, 2026, from https://www.premiumtimesng.com/news/top-news/893879-fake-agency-scandal-adeyemi-says-he-did-not-prepare-budget-included-in-2026-appropriation-act.html
Türkiye Büyük Millet Meclisi [TBMM]. (2000, 29 Haziran). Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurul Tutanağı, 21. Dönem, 2. Yasama Yılı, 122. Birleşim. Erişim tarihi ve yeri: 06.10.2026, https://www.tbmm.gov.tr/Tutanaklar/Tutanak/3765
Weber, M. (1978). Economy and society: An outline of interpretive sociology. University of California Press.

